Ana Sayfa 2006 'BİLGİ' Seyir Defteri

Ziyaretçilerimiz

1 Mayıs 2008'den itibaren
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün46
mod_vvisit_counterBu hafta46
mod_vvisit_counterBu ay361
mod_vvisit_counterToplam7480


Site Yöneticisi
Tasarım MNR

Pardus kullanır

Pardus... Özgürlük İçin...

Felsefeye Yolculuk 2006 Seyir Defteri PDF Yazdır ePosta

Tatil mi felsefe mi diye sorulsaydı, ne derdik?

Tatilde felsefe olur mu ya da felsefede tatil?

“Felsefeye Yolculuk” projesi bir arada düşünülmeyecek iki şeyi, felsefeyi ve tatili buluşturmuş. Suda felsefe, felsefenin sulandırılması olur mu diye korkmuştum; ama felsefe oturumlarının bilindik oturumlardan farklı olmadığını, hem onlar kadar ciddi hem de onlardan daha keyifli olduğunu görünce mutlu oldum.

Kendisi de bir yolculuk, “Yolda olma” olarak nitelenen “felsefe” yolcuları nereye götürecek; bunu ben de çok merak ediyorum. Herkese iyi yolculuklar.

Prof. Dr. Harun TEPE


“Bilgi”yi arayanları buluşturan bu güzel organizasyon için Mehmet ve Münir’e teşekkürlerimi iletirim. Her biri birbirinden güzel insanların buluştuğu bu etkinlik, arayışların sürekliliği ve gerekliliğinin bir ifadesidir.

“Bilgi” ile uğraşırken kendimizi tanıma ve diğerlerini tanıma fırsatı bulduk. Dostluğun, paylaşımın ve güzelliğin hala içimizde bir yerlerde var olduğunu gördük. Bunu yaşatmak bizim elimizde.

Bir yıl sonra buluştuğumuzda amacımıza biraz daha yakınlaştığımızı görmek umuduyla.

Prof. Dr. Kadir ÇÜÇEN


Mehmet ve Münir’in hayallerinin gerçekleştiğini görmek onların adına mutluluk verici. Benim içinse zaten felsefe vazgeçilmez bildiğiniz gibi. Buna yoğun geçen bir yılın yorgunluğunu – hele de tekne gezisi ile – atma fırsatını eklersek mükemmel bir bileşim oldu. Tahmin ettiğim gibi eğlenerek, stres atarak koylarda denizle buluşmak, denizle hemhal olmak güzel oldu, oluyor.

Bu tip etkinliklerin gelişerek, değişerek sürmesi elbette dileğimdir. Sonraki yıllarda nerede ve hangi konumda oluruz bilemem ama yine görüşelim diyorum. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Caner ÇİÇEKDAĞI


Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Felsefeye Yolculuk, Bursa’da farklı mekanlarda kesintisiz dört yıl

Süren felsefe toplantılarının bir ürünü.

Felsefe sevenleri mavi yolculukta, tatilde, felsefede buluşturma Mehmet ve Münir’in bir düşüydü. Onlar kendi düşünü gerçekleştirirken aslında buradaki herkesin özlemini, ihtiyacını, düşünü gerçekleştirmiş oldular.

Felsefeye ilginin ve sevginin bu kadar yoğun oluşu, tatil ve felsefenin uyumlu birlikteliği, eski dostlarla birlikte olmak ve yenileriyle tanışmış olmak sevindirici.

İyi ki gelmişim, dostlar iyi ki varsınız.

Felsefe, “Philosophia Prennis”. O halde Felsefeye Yolculuk’a yaşam boyu devam...

Atila ATASELİM


Güzel güneybatı Anadolu’nun güzel koylarından birinde, mavi, yeşil ve kahverenginin altın oranda yan yana geldikleri bir doğa parçasının üzerindeyken, sürü alışkanlıklarını bırakıp felsefe dinlemeye geldiysen ey yolcu; selam sana! Bilesin ki ‘kişi’ olma yolu ince uzun bir yoldur. Karşına engeller çıkaracaktır toplum ve güdülerin. Ama biliyorsun ki başlamak işin yarısıdır ve yola çıkan aynı dönemez geriye.

Güzel doğa, güzel ilişkiler ve düşündüren sohbetler üçlüsünün tadını aldığım ilk etkinliği hatırladım. Çünkü bu tarz etkinliklere ilk kez katılan arkadaşların tarif ettikleri o hazzı ben de yaşamıştım. Bilen insanın şehir hayatında, olduğunu varsaydığımız zırhlarından sıyrılıp karşımıza bizim gibi bir canlı olarak çıkması, bildiğinizi anlatması, acemice sorularımıza cevap vermesi, bizle birlikte kadeh kaldırıp eğlenmesi yaratıyor sanırım böyle bir etkiyi. Tadını alan bir daha bırakamıyor.

Bence bu etkinliğin başarısının somut kanıtlarından biri, henüz yolculuk sonlanmadan, katılımcılar gelecek sene için planlar yapmaları, nasıl daha doyurucu bir etkinliğin yapılabileceğini konuşmalarıdır.

Sevgili Mehmet ve Münir. İyi ki o düşü gördünüz ve bizi de ortak ettiniz.

Sevgiler...

Dt. Alper CAN


Felsefeye Yolculuk fikrini ilk duyduğumda, hatta Münir’lerin evinde tartıştığımızda bana ütopya gibi gelmişti. Mehmet ve Münir’in işin üzerine gidip bu etkinliği başarmaları bence çok önemlidir. Kendilerini kutluyorum.

Geçen yıl bir ilk olması nedeniyle az da olsa tedirgindim, ama beklediğimden daha güzel oldu; hem yeni dostlar, arkadaşlar edindim hem de felsefenin biraz daha içine girdim diye düşünüyorum.

Bu yıl eğer konu felsefe olmasaydı herhalde Fethiye’ye gelmezdim. Çünkü aynı yerleri tekrar görmek beni pek cezb etmiyor. Ama iyi ki gelmişim; yerin hiç önemi yokmuş. Üç gündür buradayız ve zamanın nasıl geçtiğini pek anlayamadım.

Umuyorum Felsefeye Yolculuk her zaman olacaktır.

Sokrates “Sorgulanmamış yaşam, yaşam değildir” demiş. Ben de felsefesiz bir yaşam, yaşam mıdır diye sormak isterim...

Tahsin YAZICI


Aslında kıskandım onları. Onları ve bu yıl ikincisi gerçekleşen “Felsefeye Yolculuk” etkinliklerini. Gerçi büyük bir özverinin, emeğin, organizasyonun ve stresin altına imza atmışlardı. Mehmet ve Münir arkadaşlarımızın nezdinde tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Bu yaz sıcağında bizleri felsefi arayışlarda bir araya getirdiler. Çok değerli hocalarımızla felsefe ve felsefi bilgiyi paylaşma olanağı bulduk. Stresi onlar yüklendiler ama keyfini çıkarmak bize düştü.

“Felsefeye Yolculuk”un bir gelenek haline dönüşeceğini ve bir bayrak yarışı olarak gelecek zamanlara taşınacağına inanıyorum. Felsefe üzerine arayışlarımız hiç bitmeyecek. Felsefe, hayatın anlamlandırma çabası olarak yaşantımda hep yer alacak.

Çok elit bir ortamın ortasına düştüğümü düşünüyorum. Hem tatili, hem de arayışları birlikte yaşadık. Eşimle birlikte bu etkinlikte olmaktan mutlu olduk. Gelecek yıllarda da katılmayı diliyorum. Umarım geleceğe yolculuğumuz hep sürer.

Sevgiler, saygılar...

Ecz. Gürsel SELÇUK


Mavi yolculukta felsefe oturumlarının en güzel tarafı günlük yaşamımızdan bağımsız olmamız.

Ben; şehirsiz, trafiksiz, günlük telaşsız, hem huzurlu hem özgürüm ve belki de tam da bu yüzden felsefeye yolculukta, felsefenin ve mavi yolculuğun mükemmel bir birleşim olduğunu düşünüyorum.
Teşekkürler...

...

Tekneden indikten iki gün sonra, ki hala sallanıyoruz...
Katılan insanların, mutlaka gelecek yıl gelmekten bahsetmesi, herkesin mutlu ayrılması, insanların birbirlerine bu yolculuk sayesinde daha bir yaklaşması, hatta hatta tekneden indikten sonra bir boşluk hissiyle tekrar ekibi karada toplaması (bu özellik Bursa’ya has elbette) ortalarda iyiden de iyi bir şeyler olduğunu gösteriyor.

Ben bu yıl daha da çok huzura erdim. Ne zaman tatile gitsek dinleniriz us us oluruz deriz ama, yok yok bu başka bir şey...

Biraz su biraz oturum, biraz sohbet biraz oyun sonra yine tekrar tekrar...

Forumda da yazdığım gibi “Arınıyoruz zihnen bedenen”...

Mehtap KURTASLAN


Felsefe, güzel ülkemizin koylarında yapılınca daha da güzel oluyor.

Felsefe insanın düşünce yeteneğini, yaşamı algılama becerisini ve her şeyden öte insanın insan olmasını sağlayan bir faaliyet. Elbette felsefenin bir sonu yok. Beş bin yıllık insanlık medeniyeti felsefe yaparak başlamış. Ve halen devam ediyor. Bu kapsamda felsefe bir yolculuk. Felsefeye Yolculuk gezileri bu anlam bütünlüğü ile çok uyuyor. Evet bir yolculuktayız, hem düşünce hem de tatil anlamında. Devamını diliyorum. Bu yolculuk ve yolculuklar bitmez. İçeriği ve katılımcıları giderek artarak devam etmeli.

Emeği geçen başta Mehmet Askın ve Münir Büyükyazıcı arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum. Tabii ki katkıda bulunan hocalarımıza da.

Sevgiler ve felsefe dolu bir yaşam diliyorum yazımı okuyanlara...

Mustafa DAYANIKLI


Fethiye’de denizle ormanın iç içe girdiği bir koyda demirlemiş üç tekne. Gökyüzü yıldızlarla bezenmiş. Şimdilerde akşam yemeği hazırlıkları. Müzik, bira, felsefe söyleşilerinin damakta kalmış tadı. Düşünme ve eğlenme eylemini bir arada yapabilen insanlar... Daha ne ister ki insan!

Açıkçası iki yıldır katıldığım yolculukta “tatil” tanımlamamı değiştirdim. 362 günün yorgunluğu üç günde atılabilir. Önermem bu. Doğru mu - yanlış mı, bir mi – sıfır mı, bulanık bir mantığın yumurtladığı bir önermem mi tartışın istersiniz. Ama bu önerme şimdilik kesin doğru benim için :)

Her şey güzel. Yaşayın derim yaşamayanlara. “Bilgi’den “Kuantum’a, İtalya’dan Anadolu’ya yolculuk yapmanın en güzel, keyifli, bol eğlenceli ama dolu yolunu yaşadık. Yolda olduk (koydan koya), filozoftan filozofa. Yolda olanların yolundaydık.

Gitmeyenlere işkence gibi oldu bu yazı. Bitirmek lazım sanırım.

Organizasyonun kurucusu olan ve yürümesinde her türlü emeği geçen insanlara sonsuz teşekkürler. Bu arada Can Yücel var elimde. Söze onunla son vermeli.

YORGUN YOK

Yorulmuşum

Yorulmuşun

Yorgun yok!

Yorulmadık

Yorulmadınız

Yorulmazlar ki

Bu çocuklar...

Yorulmadık vallahi. Birazdan yemek sonrası kim bilir ne çok tepineceğiz denizin üzerinde, teknelerde, müzikle...

Gül DAYANIKLI


Her şey çok güzeldi. Çok teşekkür ederim. Ellerinize sağlık. Gelecek yıl tekrar görüşelim!..

Nurgül


Merhaba,

Felsefeye yolculuk gezimizin bu seneki organizasyonuna katılmış olmaktan mutluluk ve keyif aldım. Dostluk ve paylaşımın güzel bir örneğini daha böyle bir geziyle ve katılımcılarla yaşamış olmaktan sevinç duydum. Bu güzel birlikteliğin yıllara yayılarak devamını diliyorum. Elbette bu gezilerin başarısında emeği geçen sevgili Mehmet ve Münir’e ayrıca teşekkür ve sevgilerimi iletmeliyim. Ellerinize sağlık.

Sevgi ve saygılarımla...

Özay ERSEN


“Şimdi” Salı sabahı, güneş tepenin üzerinden yeni göründü ve “burada” mavi ile yeşilin buluştuğu hoş bir koyda salınıyoruz...

Her şey insanoğluna özel düşünce ve hayalle başlamış. Parlak fikirler hoş rastlantılarla buluşmuş. Ve bununla kalmamış, gerçekleştirilmek için büyük bir çaba, emek, zaman ve katılımın sinerjisi...

Ve bir sürü “şey” bir araya getirilmiş. Her iki yolculuğun yani hem “deniz” hem “felsefe” yolculuğunun kavramsal olarak buluşması öyle anlamlı ve güzel ki...

Bu yolculukların gerçekleşmesinde ve gerçekleştirilmesinde payı olan herkesi, en başta fikir babaları Mehmet ve Münir’e teşekkürler. Elinize, dilinize, fikrinize, emeğinize, enerjinize sağlık...

Kendi payıma düşen bilgi, eğlence ve coşku paylaşımı heyecan vericiydi.

Hoş kalın, sevgiler... ;))

Elif CANKURT


Merhaba!

Yollarımızı birleştirdik... Yolculukları anlamlandırdık.

Aranızda olmaktan mutluluk duydum. Herkes mavi yolculuklara çıkıyor. Ama bizimkisi gerçekten güzel ve güzeldi... Üstelik de hepimiz farkındaydık. Bunun nedeni içinde sadece felsefe olmasından değildi...

Adı ne olursa olsun birlikte çıkacağımız nice güzelliklere...

Düşünen, yaratan, oluşturan, emek verenlere saygı ve sevgilerimle...

Gülbiz ALKAN


Yolculuğumuz sona erdi fakat organizatörlerimiz Mehmet ve Münir beyler hoş bir kahvaltı sunumuyla memnuniyetimizi bir kat daha arttırmaktalar. Sofra başında, geçirdiğimiz dört günden ve bir sonraki Felsefeye Yolculuktan bahsediyor olmamız etkinliğin hepimiz için güzelliklerle dolu oluşunun bir kanıtı. Masmavi bir gökyüzü, tam kıvamında berrak bir deniz, güneş, müthiş yemekler eşliğinde bu kadar güzel insanla felsefe konuşmak ve pek tabii ki eğlenmek sıra dışı bir deneyim oldu. Gerçekten de beklentilerimin üzerinde bir yolculuktu. (son derece samimiyim). Mehmet ve Münir başta olmak üzere herkese çok teşekkür ederim. Umarım bir sonraki Felsefeye Yolculuk’a da katılma imkanına sahip olurum. Bir senenin yorgunluğundan tamamen sıyrılmış ve yenilenmiş olarak güne başlıyorum. Mutluyum, mesudum...

Tuğba BOYACI


Yolculukla başlayan yolcuğum, felsefe ile tamamlandı.
Medeniyetlerin beşiği bulunduğumuz yerler ve ülkemiz, her şeyin ilham kaynağı.
Konuşulanlar, paylaşılanlar, hissedilenler hepsi muhteşemdi.
Benim yaşamımda önemli bir nota olarak yer alacak bu yolculuk.
Tüm arkadaşlara katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Sevgiler herkese...

Azim ÖZBEK


Felsefenin mavi yolcularından biri oldum ya... Bir sonraki yolculuğa kadar bir yıl boyunca tek bir “NEDİR” sorusunu duymasam da “GAM YEMEM”.
2000’li yılların başlarında tanrılar suda yaşarmış,
her yıl suya tohumlar atarlarmış,
bu tohumlardan inanılmaz lezzette meyveler veren bir ağaç bitermiş.
Her ağacın adı farklı farklıymış.
Meyvesi de başka taddaymış.
Yemeyen bilmez, yiyen bu lezzeti anlatan kelimeleri bulamazmış...
Bir falcı dedi ki dört isteğin gerçek olacak.
İsteklerimden biri şu ki; Felsefeye Yolculuk önce gelenek sonra efsaneleşerek unutulmaz olsun...
Suya tohum atarken orada olan herkese teşekkür ederim...

Sibel ÇİFCİ