Prof. Dr. Harun TEPE - PLATON- ARİSTOTELES'TEN N.HARTMANN'A İLGİ SORUNLARINDA ONTOLOJİK BAKIŞIN YERİ
II. Oturum
Bilgi ve varlık sorunları başlangıcından bu yana felsefe sorunlarının iki ana kümesini, epistemeloji (ya da mantık) ile metafizik (ya da varlıkbilim) felsefenin üç ana disiplininden ikisini meydana getirmektedir. Felsefe tarihi boyunca bu iki bilgi alanından bazen birisi, bazen diğeri öne çıkmış; yüzyılımızda, özellikle de yüzyılın ikinci yarısında belirgin olarak öne çıkan ise epistemoloji olmuş, varlık felsefesi oldukça ikincil bir disiplin konumuna düşmüştür. Bu nedenle, günümüz felsefesinde bilgi ve bilim felsefesi tartışmalarının diğerlerinden daha ağırlıklı bir yer tuttukları görülür.
Yrd. Doç. Dr. Hamdi BRAVO - ARISTOTELES'İN METAFİZİK'İNDE MANTIK İLKELERİNİN KÖKENİ ve İŞLEVİ
III. Oturum
Metafizik, ilgisinin genel olarak yöneldiği konular dikkate alındığında, bir ontoloji kitabı olarak görünür. Ama hareket ettiği nokta açısından ele alındığında, bir bilgi felsefesi kitabıdır. Hedefi, hem epistemenin konularını hem de nasıl ve neden olanaklı olduğunu göstermektir.
Kitap, “Bütün insanlar, doğal olarak bilmek isterler” (980a) tümcesiyle başlar ve hemen ardından bilginin oluşum süreci hakkında kısa bir özet sunar. Bu özete göre, bilginin başlangıç noktası, duyularımız ve onların verileridir. Bu verilerin hafızada birikmesi, bilginin kendisinden hareket edilerek oluşturulacak malzeme havuzunu meydana getirir. “İnsanlarda deney, hafızadan çıkar. Çünkü aynı şeye ilişkin birkaç hatıra, sonunda, tek bir deney meydana getirir” (980b.25). Deney, sanat ve bilime ulaşmamızı sağlayacak bir aracıdır. “Deneyle kazanılmış bir dizi kavramdan bir nesneler sınıfına ilişkin tümel bir yargı oluşturulduğunda sanat ortaya çıkar” (981a.6-8).
Yrd. Doç. Dr. Işıl BRAVO - BİLGİNİN OLANAĞI SORUNU
IV. Oturum
Bilginin olanağı sorununu ele almaya girişmeden önce, bu konu içinde geçen “bilgi” ve “olanak” kavramlarına kısaca bakmak yerinde olur.
“Bilgi” kavramını ele alan felsefedir. (Öteki) tüm bilimler, bu kavramın neliği hakkında bir araştırma yapmadan, sadece bilgi ortaya koymaya çalışırlar, felsefe ise “bilgi nedir?” sorusunu sorar ve bu kavramın neliğini ortaya koymaya çalışır.
“Acaba doğru bilgiyi doğru kılan kriter veya ölçüt nedir?” problemi, epistemolojinin temel sorularından biridir. Bilgi hangi şartlar ve koşullar altında doğru olmaktadır? Bilgiyi değerli kılacak şey onun doğruluğu olduğuna göre, doğru olması için gereken kriterler nelerdir?
Dr. Ogün ÜREK - NIETZSCHE’NİN BİLGİ ANLAYIŞI: BİLGİ-YAŞAM İLİŞKİSİ
VI. Oturum
20. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozofu Edmund Husserl, felsefenin tarihsel gelişme çizgisinde gelinen aşamaya ilişkin dikkat çekici bir saptamada bulunur. Ona göre felsefenin tarihsel gelişme çizgisinde bir tıkanıklık baş göstermiştir. Felsefe, insan ve dünya problemleri yerine, sadece gelmiş geçmiş felsefe sistemlerini, yöntem sorunlarını ele alıyor; insanlığın gelecek umutları bakımından o sırada